Uygulamalı Davranış Analizi (ABA)

 

Uygulamalı Davranış Analizi istenir davranışları arttırmayı, uygun olmayan davranışları azaltmayı hedefleyen bir eğitim metodudur. Tüm gelişim alanlarında sistematik, gözlenebilir ve ölçülebilir davranışlara odaklanır. UDA en yaygın kullanılan, üzerinde en çok araştırma yapılmış ve yararları ortaya konmuş yöntemlerdendir. UDA için bireyin tüm davranışları, becerileri gözlem yapılarak kaydedilir ve değerlendirilir. Bilimsel tanımlama, ölçme ve analiz yöntemleri kullanılır. Düzenlenmesi gereken davranışların önem ve önceliklerine göre hedef davranışlar ve pekiştiriciler belirlenir. Gözlenebilirlik, etkililik, genellenebilirlik ilkelerine uygun olarak çalışılır.

Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocuklarda, Mental Retardasyon tanısı almış çocuklarda ve davranış bozukluğu olan çocuklarda kullanılabilir.

UDA aileye de olumlu davranışların kazandırılması, sürdürülmesi ve arttırılması için rehberlik eder.

Uygulamalı Davranış Analizi tüm gelişim alanlarında belirlenen hedeflere ulaşılıncaya  kadar sürdürülen hem ayrıntılı hem de çerçeve bir programdır.

UDA içinde farklı eğitim yöntem ve tekniklerini barındıran detaylı bir programdır. Tüm yöntem ve tekniklerle ilgili eğitimi ve uygulama deneyimi olan terapistler tarafından kullanılır. Uygulamalı davranış analizinde çeşitli teknikler yer alır ve bunların farklı şekillerde bir araya getirilmesiyle de çeşitli uygulamalar geliştirilmiştir. Bu uygulamaların belli başlılarını kısaca özetleyelim:

Ayrık Denemelerle Öğretim:  Bire bir öğretim oturumunda art arda pek çok öğretim sunumu yapılmasıdır. Bu sunumlarda çocuğa bir soru, komut ya da araç yöneltilir; karşılığında çocuktan bir tepki beklenir; doğru tepkiler ödüllendirilir; yanlış tepkiler ise düzeltilir. Bu sistemle otizmli çocuklara tüm gelişim alanlarından beceriler kazandırılabilir. Ayrık denemelerle öğretimin daha sistematik biçimi olan Yanlışsız Öğretimde ise öğretim sırasında çeşitli ipuçları kullanılır. Böylece, çocuğun yanlış yapma olasılığı en aza indirilir. Çocuk ipuçları yardımıyla belli davranışları yapar hale geldikten sonra bu ipuçları yavaş yavaş ortadan kaldırılır. Ayrık denemelerle öğretim taklit, eşleme ve sınıflama, alıcı dil, oyun, özbakım vb. becerilerin kazandırılmasnda kullanılır.

Erken Yoğun Davranışsal Eğitim: Uygulama olabildiğince erken yaşta ve bire bir öğretimle başlatılır ve haftada 20-40 saat olarak yürütülür. Uygulamada önceleri ayrık denemelerle öğretim tekniği kullanılırken giderek başka teknikler ve grup eğitimi de işin içine katılır. Uygulama çoğunlukla her çocuğun kendi evinde yürütülür. Ayrıca tüm gelişim alanlarını kapsayan bir müfredat izlenir.

Etkinlik Çizelgeleriyle Öğretim: Çocuğa öğretilecek beceri basamaklarını gösteren bir görsel çizelge hazırlanır ve çocuğun bu çizelgeyi takip ederek  her bir basamağı yapması sağlanır. Basamakları yapabilmesi için çocuğa fiziksel yardım sunulur. Öğretim sırasında kullanılan ipuçlarının sistematik olarak sunulmasında ve ortadan kaldırılmasında ise yanlışsız öğretim tekniklerinden yararlanılır. Etkinlik çizelgeleriyle öğretim otizmli çocukların özellikle özbakım, günlük yaşam ve serbest zaman becerilerini yerine getirebilmelerini sağlamada çok etkilidir.

Replik Silikleştirmeyle Öğretim: Bu yöntem çocuklara etkileşime girme, sohbet başlatma ve sürdürme becerilerini öğretmek amacıyla kullanılmaktadır. Yazılı ya da sözlü olarak sunulan replik modelleri zamanla ortadan kaldırılır. Böylece,herhangi bir yardım olmaksızın çocuğun o ifadeyi uygun zamanlarda kullanır hale gelmesi hedeflenir.

Videoyla Model Olma: Çocuğun model alması istenen becerilerin yerine getirilişi videodan çocuğa gösterilir. Çocuğa görüş alanının dışından sunulan fiziksel yönlendirmelerle çocuğun videoda izlediklerinin aynısını yapması sağlanır. Çocuğa sunulan yardım sistematik olarak ortadan kaldırılır ve öğretim sırasında çeşitli ödüllendirme sistemleri kullanılır. Bu yöntem sosyal, iletişimsel, oyun, özbakım ve günlük yaşam becerilerinin kazandırılmasında etkilidir.

Fırsat Öğretimi: İletişim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Fırsat öğretimi uygulamaları için çocuğun iletişim girişiminde bulunmasına zemin hazırlayacak bir çevresel düzenleme yapılır. Çocuğun iletişimsel çabaları, çocuğun istediği yerine getirilerek ödüllendirilir. Giderek çocuktan daha gelişmiş iletişimsel davranışlar beklenir ve gerektiğinde çocuğa model olunur. Yapılan deneysel araştırmalar fırsat öğretiminin özellikle küçük yaşlardaki çocuklarda etkili olduğunu ve kazanılan iletişim becerilerinin genellenme olasılığının yüksek olduğunu göstermektedir. Temel Tepki Öğretimi  adıyla bilinen teknik de fırsat öğretiminin bir uyarlaması olup, otizmli çocuklarla yaygın olarak kullanılmaktadır.

Sözel Davranış Yönteminde çocuklara işlevsel iletişim becerileri kazandırmak amacıyla çeşitli davranışsal uygulamalar yapılır. Alıcı dil becerilerinin belli bir düzeye gelmesi beklenmeksizin, ifade edici dil becerileri üzerinde çalışılmaya başlanır. Bu yöntemde her zaman için işlev biçimden daha önemli görülür. Dolayısıyla ilk basamak olan istek bildirme öğretimi sırasında çocuğun gerçek bir istek bildirme bağlamında konuşma, jest, işaret ya da herhangi bir başka yolla istek bildirmesi ve isteğine ulaşması sağlanır. Bu öğretimi, diğer dil becerilerinin öğretimi izler.

TEACCH   Bu yöntemde, çocuğun çevreye uyması değil, çevrenin çocuğa uyması amaçlanır. Dolayısıyla, fiziksel ortam özel olarak yapılandırılır, etkinlikler tahmin edilebilir şekilde düzenlenir, takip edilebilecek görsel planlar hazırlanılır ve yapılandırılmış çalışma alanları kullanılır. Çocuklar kendilerine ait çalışma köşelerinde görsel planlarını takip ederek belli becerileri yerine getirirler. Böylece başkalarına bağımlılıkları en aza indirilmeye çalışılır.

İlişki Temelli  Yöntemler çocuklarda duygusal gelişimi ve bağlanmayı ön planda tutan yöntemlerdir. Bu yöntemler içinde en popüler olanlar Floortime ve RDI‘dır. Bu yöntemlerde çocukla serbest oyun ortamlarında sosyal etkileşimlerde bulunmak esastır. Böylece çocuğun sosyal etkileşimlerde bulunma becerilerini geliştirmek ve bu becerilerden keyif almasını sağlamak hedeflenir. Etkileşimler sırasında çocuğun liderliği izlenir. Dolayısıyla çocuğun yaptıkları engellenmez ya da kesintiye uğratılmaz, tam tersine, çocuğun yaptıklarına benzer şeyler yaparak çocukla etkileşimde bulunmaya çalışılır.

Sosyal Öyküler: Hazırlanan öyküler çocuklara sosyal ortamlarda ne yapmaları gerektiğini anlatır. Sosyal öyküler ile belli sosyal becerileri öğrenen çocuk öykünün sahibi olmalıdır. Yani öykü onun için yazılmış olmalıdır. Bu öykülerin çoğu sosyal davranışın içindeki “nasıl”ı ve bazı “neden”leri açıklamaktadır. Her öykü, çocuğun anlamakta güçlük çektiği durum hakkında ayrıntılı bilgi vererek başlar. Sonra öykünün nerede geçtiği, kimlerin olduğu, çekilen zorluğun doğası ve gerçek yaşamda ne olduğu öyküye dahil edilir. Cümlelerde kesin sözler yerine “genelde” ya da “yapmayı, etmeyi deneyeceğim” sözleri tercih edilir. Bunun sebebi hata veya istisnaya da yer vermektir. Çünkü otizmli çocuk kendisine söyleneni anladıktan sonra kuralda yapılacak bir değişikliği ya da uyarlamayı kabul etmekte çok zorlanır.

 

Yararlanılan Kaynak: Tohum Otizm Vakfı

 

 

 

 

 

Related Posts

You may like these post too

Okuma-yazma Öğretimi

Bir cevap yazın

it's easy to post a comment