Engel, Engellilik, Engellenmişlik

Klinik Psikolog Gülderen Kılıç

Engel, engellilik, engellenmişlik kelimeleri insanda engellenmesi zor ve karmaşık duygular yaratır. Neden mi? Çünkü, insanın iradesi dışında önüne geçilmesini hatırlatır, bu da kişide kötü ve karışık duygulara sebep olur. Bazen bu engel somut olur bazen de soyut olabilir, somut olan daha anlaşılır olandır, çünkü; gözle görülür, kişi engeli kafasında netleştirebilir, ya engeli aşma yolunda stratejiler geliştirir ya da kendi sınırlarını kabul edip engeli aşmaktan vazgeçer ve kendine başka bir rota çizer. Görülür ve dile dökülür olanı anlamak da kabul etmek de dönüştürmek de daha kolaydır. Fakat otizmin, zihinsel engelliliğin, hiperaktivitenin engellenmişlik durumları daha soyut ve muhatabı belirsizdir. Kişi bu engel durumunu anlamalı, anlamdırmalı, baş edebilecek kadar kabul edebilmelidir. Kişi bu durumuyla ilgili bir vizyon geliştiremezse engelini dışarda arayıp onunla kavga edecek ya da kendinden vazgeçip ötekinin varlığına, gölgesine sığınacaktır. Bu yüzden de dışarıyı suçlama eğilimi hem engelli kişilerde hem de yakınlarında sıkça görülür, bu da engelin gerçekliğinin görmezden gelinmesine ya da engelliliğin aşırı yüceltmesi yoluna gidilmesine neden olur. Hangi engel türüne sahip olursa olsun kişi -otizm, zihinsel engel, görme engeli- durumuyla ilgili bilgilenmeli, davranışları, kişiliği ve sınırlarının farkına vararak ilerlemelidir. Bu kişilerle iletişim ve yakınlık bu çerçevede kurulursa engel durumuna sahip olan kişi kendi benliği ve kendi bedenini de katabilecektir. Bu da kişinin hem hayatla gerçek bağ kurmasına hem de kendini gerçekleştirerek özgürleşmesine katkıda bulunacaktır. Çocuk demiyorum, engelli olmak kişiyi ya hep çocuk ya hep yetişkin yapar, ne çocukluğunu diğer çocuklar gibi yaşayabilir ne de yetişkinler gibi bir yetişkin olabilir, bu yüzden de her zaman hem yetişkin hem de çocuktur. Belki de hepimiz gibi! Engele sahip olan kişiyi çocuk da olsa yetişkin de olsa birey bakışıyla tanımak, saygı duymak gerçek kabulü, gerçek ayrışmayı ve gerçek bir arada yaşamayı beraberinde getirecektir. Engellik durumuna da ihtiyaç duyulduğu durum ve zamanlarda ilgi ve önem verilmesi kişi sorununu aşma yönünde gayret gösterirken hayatına da devam edecek, hayatını engellilik durumuyla özdeşleştirmeyecektir. Bazen mikroskopla bakmak bazen de teleskopla bakmak iyidir, fakat bundan da önemlisi hangisiyle ne zaman ve hangi durumda bakacağını bilmektir. Bazen sorunu derinliğine incelemeli bazen de soruna uzaktan bakabilmelidir.

Related Posts

You may like these post too

Otizmde Erken Müdahale: Bir Model Olarak ABD

Bir cevap yazın

it's easy to post a comment